Renk Körlüğü Nedir?

Yazar Yorum Yap 61 Görüntüleme
Renk Körlüğü Nedir?

Renk körlüğü, insanların renkleri ayırt etmekte zorlandığı bir görme bozukluğudur. Bu durum, genellikle kalıtsal olup, erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülmektedir. Renk körlüğü, genellikle doğuştan gelir ve hayat boyu devam eder. Ancak bazı durumlarda, yaşa bağlı veya göz hastalıkları sonucu da gelişebilir. Bu makalede, renk körlüğünün ne olduğunu, nedenlerini, türlerini ve tedavi yöntemlerini ele alacağız.

Renk Körlüğünün Nedenleri

Renk körlüğü, koni hücrelerinin işlev bozukluğundan kaynaklanır. Koni hücreleri, retinada bulunan ve renkleri algılayan hücrelerdir. Üç farklı türü vardır: kırmızı, yeşil ve mavi. Bu hücreler, ışığın dalga boylarını algılayarak renkli görmemizi sağlar. Koni hücrelerinin bozulması veya eksikliği, renk körlüğüne yol açar. Renk körlüğünün nedenleri genellikle genetik faktörlerdir, ancak bazı çevresel ve sağlıkla ilgili faktörler de bu duruma katkıda bulunabilir. İşte renk körlüğünün başlıca nedenleri:

Genetik Faktörler

Genetik faktörler, renk körlüğünün en yaygın nedenidir. Renk körlüğü, genellikle X kromozomundaki bir gen mutasyonundan kaynaklanır. Erkekler, yalnızca bir X kromozomuna sahip olduklarından, bu mutasyona sahip olduklarında renk körlüğü yaşama olasılıkları daha yüksektir. Kadınlar ise iki X kromozomuna sahip olduklarından, renk körü olmaları için her iki kromozomda da mutasyon bulunması gerekir, bu da daha nadir görülür. Bu nedenle, erkeklerde renk körlüğü prevalansı kadınlara göre daha yüksektir.

Göz Hastalıkları

Bazı göz hastalıkları, renk algılama yeteneğini etkileyebilir ve renk körlüğüne neden olabilir. Bu hastalıklar arasında şunlar bulunur:

  • Glokom: Göz içindeki basıncın artması sonucu optik sinir zarar görebilir, bu da renk algısında bozulmalara yol açabilir.
  • Makula Dejenerasyonu: Retina merkezindeki makulanın bozulması, merkezi görme kaybına ve renk algısının bozulmasına neden olabilir.
  • Diyabetik Retinopati: Diyabet hastalarında retina damarlarının hasar görmesi sonucu renk algılama yeteneği etkilenebilir.
  • Retinitis Pigmentosa: Retina hücrelerinin bozulmasına neden olan bu genetik hastalık, renk körlüğü dahil birçok görme problemine yol açabilir.

Travmalar ve Yaralanmalar

Göz veya beyin travmaları da renk körlüğüne neden olabilir. Özellikle retina veya optik sinire zarar veren yaralanmalar, renk algısında ciddi bozulmalara yol açabilir. Beyindeki görme merkezlerine zarar veren travmalar da benzer şekilde renk körlüğüne neden olabilir. Bu tür durumlarda, renk körlüğü genellikle kalıcı olabilir.

İlaçlar ve Kimyasallar

Bazı ilaçlar ve kimyasallar, renk algılama yeteneğini etkileyebilir. Özellikle retina veya optik sinir üzerinde toksik etkisi olan ilaçlar, renk körlüğüne yol açabilir. Bu ilaçlar arasında bazı antipsikotikler, antimalaryal ilaçlar ve kemoterapi ilaçları bulunur. Ayrıca, kurşun ve diğer ağır metaller gibi bazı kimyasallar da uzun süreli maruz kalma sonucunda gözde hasara yol açarak renk körlüğüne neden olabilir.

Yaşlanma

Yaş ilerledikçe, gözdeki hücrelerde doğal bir yıpranma ve bozulma meydana gelir. Bu süreç, renk algılama yeteneğini de etkileyebilir. Özellikle 60 yaşın üzerindeki kişilerde, renk körlüğü belirtileri daha sık görülmeye başlanabilir. Yaşa bağlı renk körlüğü genellikle yavaş gelişir ve hafif derecede olur.

Beslenme ve Sağlık Durumu

Bazı beslenme eksiklikleri ve genel sağlık durumu da renk körlüğüne katkıda bulunabilir. Özellikle A vitamini eksikliği, retina sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, genel sağlık durumu ve kronik hastalıklar da göz sağlığını etkileyerek renk algılama yeteneğini bozabilir.

Renk körlüğünün nedenleri, geniş bir yelpazede yer almakla birlikte, en yaygın neden genetik faktörlerdir. Bununla birlikte, çevresel faktörler ve sağlık durumu da renk körlüğünün gelişiminde önemli rol oynar. Bu nedenle, renk körlüğü belirtileri gösteren kişilerin bir göz doktoruna başvurarak detaylı bir muayene olması önemlidir.

Renk Körlüğü Türleri

Renk körlüğü, koni hücrelerinin hangi renkleri algılayamadığına bağlı olarak farklı türlere ayrılır. Bu türler, kişinin hangi renkleri ayırt edemediğine ve renk algısının ne kadar bozulduğuna göre sınıflandırılır. İşte renk körlüğünün başlıca türleri:

1. Protanopi ve Protanomali (Kırmızı Körlüğü)

  • Protanopi: Kırmızı renk algılamada tamamen yetersizlik olarak tanımlanır. Bu durumda, kırmızı koni hücreleri ya hiç yoktur ya da işlevsel değildir. Protanopi olan bireyler, kırmızı renkleri göremez ve kırmızı ile karışan renkleri ayırt etmekte büyük zorluk çeker. Kırmızı ve yeşil renkler birbirine karışır ve bu renkler daha soluk veya kahverengimsi tonlarda algılanır.
  • Protanomali: Kırmızı koni hücrelerinin işlevselliğinde bir bozulma mevcuttur. Bu durum, kırmızı tonların daha soluk veya bulanık algılanmasına yol açar. Protanomali, kırmızı renk algısının tamamen kaybolmadığı, ancak önemli ölçüde bozulduğu bir durumdur.

2. Deuteranopi ve Deuteranomali (Yeşil Körlüğü)

  • Deuteranopi: Yeşil renk algılama yeteneğinin tamamen kaybolduğu durumdur. Yeşil koni hücreleri işlevsel değildir veya hiç yoktur. Deuteranopi olan kişiler, yeşil renkleri göremez ve kırmızı ile yeşil renkleri ayırt etmekte büyük zorluk çeker. Kırmızı ve yeşil tonlar genellikle kahverengimsi veya gri tonlarında algılanır.
  • Deuteranomali: Yeşil koni hücrelerinin işlevselliğinde kısmi bir bozulma vardır. Bu durum, yeşil tonların soluk veya bulanık algılanmasına neden olur. Deuteranomali, yeşil renk algısının tamamen kaybolmadığı, ancak belirgin şekilde bozulduğu bir durumdur.

3. Tritanopi ve Tritanomali (Mavi Körlüğü)

  • Tritanopi: Mavi renk algılamada tamamen yetersizlik durumudur. Mavi koni hücreleri ya hiç yoktur ya da işlevsel değildir. Bu durum, mavi ve sarı renklerin algısında bozulmalara neden olur. Tritanopi olan bireyler, mavi ve sarı renkleri ayırt etmekte büyük zorluk çeker ve bu renkler genellikle gri veya yeşilimsi tonlarda algılanır.
  • Tritanomali: Mavi koni hücrelerinin işlevselliğinde kısmi bir bozulma vardır. Bu durum, mavi tonların soluk veya bulanık algılanmasına yol açar. Tritanomali, mavi renk algısının tamamen kaybolmadığı, ancak belirgin şekilde bozulduğu bir durumdur.

4. Akromatopsi (Tam Renk Körlüğü)

  • Akromatopsi: Renklerin hiç algılanamadığı durumdur. Bu durumda, tüm koni hücreleri ya hiç yoktur ya da işlevsel değildir. Akromatopsi olan bireyler, dünyayı sadece siyah, beyaz ve gri tonlarda görürler. Bu durum nadirdir ve genellikle kalıtsaldır. Akromatopsi, kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkiler, çünkü renkli görme yeteneği tamamen yoktur.

5. Monokromatopsi

  • Monokromatopsi: Sadece bir tür koni hücresinin çalıştığı veya yalnızca çubuk hücrelerinin aktif olduğu bir renk körlüğü türüdür. Bu durum, kişilerin renkleri ayırt etme yeteneğinin ciddi şekilde sınırlı olmasına neden olur. Monokromatopsi olan bireyler, renkleri gri tonlarda görür ve genellikle ciddi görme problemleri yaşarlar.

Renk körlüğünün türleri, bireylerin renkleri nasıl algıladığını ve günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini belirler. Her tür renk körlüğü, kişinin belirli renkleri tanıma ve ayırt etme yeteneğini farklı şekillerde etkiler. Renk körlüğü olan bireyler için uygun yardımcı araçlar ve teknolojiler, yaşam kalitesini artırabilir ve günlük hayatta karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olabilir.

Renk Körlüğünün Belirtileri

Renk körlüğü, kişinin belirli renkleri ayırt etmede zorlanmasına veya tamamen algılayamamasına neden olan bir durumdur. Bu durumun belirtileri, renk körlüğünün türüne ve şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Renk körlüğü genellikle çocukluk döneminde fark edilir, ancak bazı durumlarda daha geç yaşlarda da ortaya çıkabilir. İşte renk körlüğünün başlıca belirtileri:

Renkleri Karıştırma

  • Kırmızı ve Yeşil Renkleri Ayırt Edememe: Protanopi veya deuteranopi olan kişiler, kırmızı ve yeşil renkleri ayırt etmekte büyük zorluk çekerler. Bu renkler, birbirine karışmış veya kahverengimsi tonlarda algılanabilir.
  • Mavi ve Sarı Renkleri Ayırt Edememe: Tritanopi olan kişiler, mavi ve sarı renkleri ayırt etmekte zorluk yaşarlar. Bu renkler, genellikle gri veya yeşilimsi tonlarda görülebilir.

Soluk Renk Algısı

Renk körlüğü olan bireyler, renkleri normalden daha soluk veya bulanık algılayabilirler. Özellikle protanomali veya deuteranomali durumunda, kırmızı ve yeşil tonlar daha az canlı ve soluk görünür. Bu durum, kişinin renkleri tam olarak tanımasını zorlaştırır ve renklerin parlaklığını ve yoğunluğunu algılamasını etkiler.

Renk Tanımlamada Zorluk

  • Yanlış Renk Tanımlama: Renk körlüğü olan kişiler, belirli renkleri doğru bir şekilde tanımlamakta zorlanabilirler. Örneğin, kırmızı bir objeyi kahverengi veya yeşil olarak tanımlayabilirler.
  • Renkleri Tanımlamada Tereddüt: Renk körlüğü olan çocuklar, okulda renklerle ilgili görevlerde zorlanabilir ve renkleri tanımlarken tereddüt edebilirler. Bu durum, öğretmenler ve ebeveynler tarafından fark edilebilir.

Günlük Aktivitelerde Zorluk

Renk körlüğü, kişinin günlük yaşamında çeşitli zorluklar yaşamasına neden olabilir:

  • Giyim: Renk körlüğü olan bireyler, kıyafetlerini eşleştirmekte zorluk çekebilirler. Renkleri doğru bir şekilde ayırt edemedikleri için, uyumsuz renk kombinasyonları yapabilirler.
  • Trafik Işıkları: Trafik ışıklarını ve diğer renk kodlu işaretleri tanımakta zorluk yaşayabilirler. Özellikle kırmızı ve yeşil ışıkları ayırt edememe durumu, sürüş güvenliğini etkileyebilir.
  • Yemek Hazırlama: Yemeklerin pişme durumunu veya tazeliğini renklerine göre değerlendirmekte zorlanabilirler. Örneğin, etin pişip pişmediğini veya meyve ve sebzelerin olgun olup olmadığını anlamak zor olabilir.

Eğitim ve Meslek Hayatında Zorluklar

  • Okul Performansı: Renk körlüğü olan çocuklar, renklerle ilgili görevlerde ve derslerde zorlanabilirler. Renkli haritalar, grafikler ve diagramlar gibi görsel materyallerde zorluk yaşayabilirler.
  • Mesleki Kısıtlamalar: Bazı meslekler, renk algısının önemli olduğu görevleri içerir. Örneğin, pilotlar, elektrik teknisyenleri ve grafik tasarımcılar gibi mesleklerde renk körlüğü, mesleki performansı etkileyebilir ve kariyer seçimlerini sınırlayabilir.

Sosyal Durumlar

Renk körlüğü, sosyal etkileşimlerde de bazı zorluklara yol açabilir:

  • Sanat ve Eğlence: Renk körlüğü olan kişiler, sanat galerilerinde veya sinemada renklerin önemli olduğu etkinliklerde tam olarak keyif alamayabilirler.
  • Sosyal Etkileşim: Renk körlüğü olan bireyler, renklerle ilgili sohbetlerde veya etkinliklerde kendilerini dışlanmış hissedebilirler. Örneğin, bir arkadaşının yeni aldığı kırmızı bir elbiseyi yeşil olarak görmek gibi.

Renk körlüğü, kişinin yaşamının birçok alanında belirgin etkilere sahip olabilir. Ancak, erken teşhis ve uygun yardımcı araçlar sayesinde, renk körlüğü olan bireyler günlük yaşamlarındaki zorlukların üstesinden gelebilir ve yaşam kalitelerini artırabilirler. Renk körlüğü belirtileri fark edildiğinde, bir göz doktoruna başvurmak ve gerekli testleri yaptırmak önemlidir.

Renk Körlüğü Testleri ve Teşhisi

Renk körlüğünün teşhisi, genellikle göz doktorları tarafından yapılan çeşitli testler aracılığıyla konur. Bu testler, kişinin hangi renkleri ayırt edemediğini belirlemeye ve renk körlüğünün türünü ve şiddetini saptamaya yardımcı olur. İşte renk körlüğünün teşhisinde yaygın olarak kullanılan testler ve yöntemler:

1. Ishihara Testi

  • Testin Tanımı: Ishihara testi, en yaygın kullanılan renk körlüğü testlerinden biridir. Bu test, Japon göz doktoru Dr. Shinobu Ishihara tarafından geliştirilmiştir ve renk körlüğünün teşhisinde oldukça etkilidir.
  • Testin İçeriği: Test, içinde çeşitli renklerde noktalardan oluşan daireler içeren 38 plaktan oluşur. Bu plakların içinde belirli renklerde sayılar veya şekiller gizlidir.
  • Uygulama: Test, kişinin bu sayıları veya şekilleri tanıyıp tanımadığına göre değerlendirilir. Renk körlüğü olan bireyler, belirli plaklardaki sayıları veya şekilleri göremez veya yanlış tanımlar.
  • Değerlendirme: Test sonuçları, hangi plakların doğru veya yanlış tanımlandığına göre analiz edilir ve renk körlüğünün türü ve derecesi belirlenir.

2. Anomaloskop

  • Testin Tanımı: Anomaloskop, renk körlüğünün türünü ve derecesini belirlemek için kullanılan bir cihazdır.
  • Testin İçeriği: Bu cihaz, farklı renk tonlarını ve parlaklık seviyelerini ayırt etme yeteneğini ölçer.
  • Uygulama: Test sırasında, kişi iki farklı renkli ışık demetini eşleştirmeye çalışır. Bu ışık demetleri, kırmızı ve yeşil tonlarında olabilir.
  • Değerlendirme: Kişinin renkleri eşleştirme yeteneği, renk körlüğünün türü ve şiddeti hakkında bilgi verir. Anomaloskop, özellikle kırmızı-yeşil renk körlüğünü teşhis etmekte etkilidir.

3. Farnsworth-Munsell 100 Hue Testi

  • Testin Tanımı: Farnsworth-Munsell 100 Hue Testi, kişinin renkleri ayırt etme yeteneğini daha ayrıntılı olarak değerlendiren bir testtir.
  • Testin İçeriği: Test, 85 renkli kapakçığın yer aldığı dört ayrı tepsiden oluşur. Bu kapakçıklar, renk spektrumunda düzenli aralıklarla dizilmiştir.
  • Uygulama: Kişi, karışık haldeki kapakçıkları renk geçişlerine göre sıralamaya çalışır.
  • Değerlendirme: Kapakçıkların doğru sıralanıp sıralanmadığına göre, kişinin renk ayırt etme yeteneği ve varsa renk körlüğünün türü belirlenir. Bu test, özellikle hafif renk körlüğünü tespit etmekte etkilidir.

4. Cambridge Renk Testi

  • Testin Tanımı: Cambridge Renk Testi, bilgisayar tabanlı bir testtir ve modern yöntemlerle renk körlüğünü teşhis etmeyi amaçlar.
  • Testin İçeriği: Bu test, bir bilgisayar ekranında renkli noktalardan oluşan desenler sunar ve kişi bu desenlerde gizli olan şekilleri veya harfleri tanımaya çalışır.
  • Uygulama: Test sırasında, farklı renk kombinasyonları ve desenler gösterilir. Kişi, ekrandaki şekilleri veya harfleri tanımlamaya çalışır.
  • Değerlendirme: Test sonuçları, kişinin renkleri ne kadar doğru tanımlayabildiğine göre analiz edilir ve renk körlüğünün türü belirlenir. Cambridge Renk Testi, hassas ve ayrıntılı sonuçlar verir.

5. Panel D-15 Testi

  • Testin Tanımı: Panel D-15 Testi, hızlı ve pratik bir renk körlüğü testi olarak bilinir.
  • Testin İçeriği: Bu test, 15 renkli kapakçıktan oluşur ve kapakçıklar belirli bir sıraya göre dizilmelidir.
  • Uygulama: Kişi, kapakçıkları renk geçişlerine göre doğru sıraya dizmeye çalışır.
  • Değerlendirme: Kapakçıkların doğru sıralanıp sıralanmadığına göre, renk körlüğünün varlığı ve türü belirlenir. Panel D-15 Testi, hızlı bir tarama testi olarak kullanılır.

Renk körlüğü teşhisinde kullanılan bu testler, kişinin renk algısının detaylı bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. Renk körlüğü belirtileri gösteren kişilerin, bir göz doktoruna başvurarak bu testleri yaptırmaları önemlidir. Erken teşhis, renk körlüğü olan bireylerin günlük yaşamlarını daha iyi yönetmelerine ve uygun yardımcı araçlardan faydalanmalarına olanak tanır. Renk körlüğü teşhis edildikten sonra, kişi eğitim, meslek ve günlük yaşamda karşılaşabileceği zorluklara karşı bilinçlendirilmelidir. Ayrıca, renk körlüğü olan bireyler için özel olarak tasarlanmış yardımcı araçlar ve teknolojiler, yaşam kalitelerini artırmada önemli rol oynayabilir.

Tedavi ve Yaşam Tarzı

Renk körlüğünün bilinen kesin bir tedavisi yoktur, çünkü genellikle genetik nedenlerle ortaya çıkar. Ancak, renk körlüğü olan bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve günlük yaşamlarındaki zorlukları aşmak için çeşitli stratejiler ve yardımcı araçlar mevcuttur. Bu bölümde, renk körlüğü olan bireylerin kullanabileceği tedavi yöntemleri, yardımcı araçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgi vereceğiz.

Renkli Lensler ve Gözlükler

  • Renk Filtreli Lensler: Renk körlüğü olan bireyler için özel olarak tasarlanmış renk filtreli lensler, renkleri daha iyi ayırt etmelerine yardımcı olabilir. Bu lensler, belirli dalga boylarındaki ışığı filtreleyerek renk kontrastını artırır. Özellikle kırmızı-yeşil renk körlüğü olan kişiler için faydalı olabilir.
  • Özel Gözlükler: Renk körlüğü için tasarlanmış gözlükler, benzer şekilde renk kontrastını artırarak kişilerin renkleri daha net görmelerine yardımcı olur. Bu gözlükler, günlük yaşamda ve iş ortamında büyük kolaylık sağlar.

Dijital Uygulamalar ve Teknolojiler

  • Akıllı Telefon Uygulamaları: Renk körlüğü olan bireyler için geliştirilmiş birçok mobil uygulama mevcuttur. Bu uygulamalar, kamera aracılığıyla çevredeki renkleri tanımlar ve kullanıcıya doğru renk bilgisi sağlar. Örneğin, Color Blind Pal ve EnChroma gibi uygulamalar, renk tanımlama ve ayırt etme konusunda yardımcı olur.
  • Dijital Renk Tanıma Cihazları: Bazı dijital cihazlar, renk körlüğü olan bireylerin günlük yaşamlarında renkleri tanımlamalarına yardımcı olur. Bu cihazlar, yüzeyin rengini okuyarak kullanıcıya renk bilgisini sesli veya görsel olarak iletir.

Eğitim ve Bilinçlendirme

  • Renk Eğitimi: Renk körlüğü olan çocuklar için özel renk eğitim programları ve materyalleri geliştirilmiştir. Bu programlar, çocukların renkleri tanıma ve ayırt etme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur.
  • Öğretmen ve Aile Bilinçlendirmesi: Renk körlüğü olan çocukların eğitim sürecinde öğretmenler ve aileler bilinçlendirilmelidir. Renk körlüğü hakkında bilgi sahibi olmak, çocukların eğitim materyallerini ve ortamını uygun hale getirmek için önemlidir.

Çevresel Düzenlemeler

  • Renk Kodlu Sistemlerin Uyarlanması: Renk körlüğü olan bireyler için, renk kodlu sistemler (trafik ışıkları, haritalar, grafikler vb.) uyarlanabilir. Bu uyarlamalar, semboller veya ek işaretler kullanarak renklerin ayırt edilmesini kolaylaştırabilir.
  • Aydınlatma Koşullarının İyileştirilmesi: Renk körlüğü olan bireyler için, iyi aydınlatma koşulları renkleri ayırt etmeyi kolaylaştırır. Evde ve iş yerinde uygun aydınlatma kullanmak, renklerin daha iyi algılanmasını sağlar.

Mesleki Danışmanlık

  • Meslek Seçimi: Renk körlüğü, bazı mesleklerde ciddi kısıtlamalar getirebilir. Bu nedenle, renk körlüğü olan bireylerin meslek seçimi yaparken bu durumu göz önünde bulundurmaları önemlidir. Mesleki danışmanlık, uygun kariyer yollarının belirlenmesinde yardımcı olabilir.
  • İş Ortamında Uyarlamalar: Renk körlüğü olan bireyler için iş ortamında yapılacak uyarlamalar, iş performansını artırabilir. Örneğin, renk kodlu dosyalama sistemleri yerine etiketleme veya semboller kullanılabilir.

Psikolojik Destek ve Toplumsal Farkındalık

  • Psikolojik Destek: Renk körlüğü, bazen bireylerde özgüven kaybına veya sosyal izolasyona yol açabilir. Psikolojik destek ve danışmanlık hizmetleri, bireylerin bu durumu kabullenmelerine ve başa çıkmalarına yardımcı olabilir.
  • Toplumsal Farkındalık: Renk körlüğü konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, renk körlüğü olan bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukların anlaşılmasına ve desteklenmesine yardımcı olur. Eğitim programları, seminerler ve farkındalık kampanyaları bu konuda önemli rol oynar.

Renk körlüğü, bireylerin yaşam kalitesini etkileyebilir, ancak çeşitli tedavi yöntemleri ve yardımcı araçlar sayesinde bu durumla başa çıkmak mümkündür. Renk körlüğü olan bireyler, uygun lensler, dijital uygulamalar ve çevresel düzenlemeler sayesinde renkleri daha iyi ayırt edebilirler. Ayrıca, eğitim, mesleki danışmanlık ve psikolojik destek, renk körlüğü ile başa çıkmada önemli rol oynar. Toplumsal farkındalığın artırılması, renk körlüğü olan bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek için kritik öneme sahiptir.

Renk körlüğü, genellikle kalıtsal bir durum olup, kişilerin günlük yaşamlarını etkileyebilir. Ancak, modern teknoloji ve yardımcı araçlar sayesinde renk körü bireyler, yaşam kalitelerini artırabilirler. Renk körlüğü hakkında daha fazla bilgi edinmek ve farkındalığı artırmak, bu durumla yaşayan kişilere destek olmak açısından önemlidir.

Etiketler
« Önceki konu

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Op.Dr.Mustafa EREN