Otizm ve Göz Sağlığı: Görme Sorunları Neden Gözden Kaçıyor?

26.04.2026
Güncelleme: 08.09.2026 22:38
3
A+
A-
Otizm ve Göz Sağlığı: Görme Sorunları Neden Gözden Kaçıyor?

Otizmli bir çocuk kitabı yüzüne çok yaklaştırdığında, parlak ışıktan kaçındığında veya göz teması kurmadığında bu davranışlar çoğu zaman doğrudan otizme bağlanır. Oysa aynı belirtilerin arkasında düzeltilmemiş bir kırma kusuru, şaşılık, göz tembelliği ya da başka bir göz sağlığı problemi bulunabilir.

Sorunun bir başka yönü daha vardır: Standart göz muayeneleri her otizmli bireyin iletişim ve duyusal ihtiyaçlarına uygun olmayabilir. Sorulara sözlü yanıt verme, bir gözü kapatma, göz damlası kullanılması veya yabancı bir cihazın karşısında hareketsiz durma gibi beklentiler muayeneyi zorlaştırabilir. Bu nedenle görme problemi olmadığı değil, henüz doğru yöntemle değerlendirilemediği sonucu ortaya çıkabilir.

Otizm ile görme sorunları arasında nasıl bir ilişki var?

Otizm, beynin gelişimiyle ilişkili ve kişiden kişiye farklı özellikler gösteren nörogelişimsel bir durumdur. İletişim biçimi, sosyal etkileşim, davranışlar ve duyusal uyaranlara verilen tepkiler her otizmli bireyde aynı değildir. Bazı kişiler yoğun desteğe ihtiyaç duyarken bazıları günlük yaşamını büyük ölçüde bağımsız sürdürebilir. Bu çeşitlilik, göz muayenesinin de kişiye göre uyarlanmasını gerektirir. Dünya Sağlık Örgütü ve CDC, otizmli bireylerin beceri ve ihtiyaçlarının geniş bir aralıkta değişebileceğini özellikle vurgular.

Otizm doğrudan bir göz hastalığı değildir. Bununla birlikte otizmli bireylerde de toplumun geri kalanında görülen şu problemler gelişebilir:

  • Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma
  • Şaşılık
  • Göz tembelliği
  • İki gözün birlikte çalışmasıyla ilgili sorunlar
  • Odaklama güçlüğü
  • Göz hareketlerinde farklılıklar
  • Göz yüzeyi sorunları ve kuruluk
  • Işığa karşı hassasiyet

Önemli olan, her davranışı göz hastalığının işareti saymamak; fakat görmeyle ilişkili olabilecek değişiklikleri de yalnızca otizmin bir parçası olarak değerlendirmemektir.

Görme sorunları neden fark edilmeyebilir?

Otizmli bir bireyin görme problemi yaşadığını anlamak bazen güç olabilir. Bunun birkaç temel nedeni vardır.

Şikâyetini farklı biçimde ifade edebilir

Bir kişi bulanık gördüğünü, çift gördüğünü veya gözünün ağrıdığını sözlü olarak anlatamayabilir. Bunun yerine ekrana yaklaşabilir, tek gözünü kapatabilir, görsel görevlerden kaçınabilir ya da huzursuz davranabilir.

Bu davranışlar iletişim kurma biçimi olarak değerlendirilmelidir. Ani bir davranış değişikliği bazen ağrı, görme güçlüğü veya fiziksel rahatsızlık belirtisi olabilir.

Belirtiler otizme bağlanabilir

Göz teması kurmama, yan bakma veya hareketli nesneleri uzun süre izleme gibi özellikler otizmle ilişkilendirilebilir. Ancak bunlardan bazıları şaşılık, odaklama sorunu veya görme keskinliğindeki azalma ile birlikte de görülebilir.

Burada sık yapılan hata, “Bu davranış zaten otizmden kaynaklanıyor” diyerek göz muayenesini ertelemektir.

Standart görme testleri yeterli olmayabilir

Klasik görme keskinliği ölçümleri genellikle harfleri tanıma, yön gösterme veya sözlü yanıt verme becerisine dayanır. Konuşmayan, kaygı yaşayan ya da yönergeleri farklı şekilde işleyen bireylerde bu testlerden güvenilir sonuç alınamayabilir.

Bu durum kişinin göremediği anlamına gelmediği gibi, normal gördüğünü de kanıtlamaz. Eşleştirme kartları, şekiller, tercihli bakış testleri ve objektif ölçüm yöntemleri kullanılabilir.

Duyusal hassasiyetler muayeneyi zorlaştırabilir

Parlak ışıklar, göz damlası, göze yaklaşan cihazlar, yüz bölgesine dokunulması veya bekleme salonundaki sesler yoğun rahatsızlık oluşturabilir. Duyusal tepki, yanlışlıkla “uyumsuzluk” şeklinde yorumlanabilir.

Oysa sorun muayenenin kendisinden çok, ortamın kişinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmemesi olabilir.

Gözlük kullanmakta yaşanan güçlükler tedaviyi aksatabilir

Yeni bir gözlüğün burun ve kulak çevresinde oluşturduğu his, otizmli birey için oldukça yoğun olabilir. Gözlüğü çıkarması reçetenin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Çerçevenin ağır, sıkı veya yanlış ayarlanmış olması da gözlüğün reddedilmesine yol açabilir.

Tarama testi normal muayenenin yerini tutmaz

Okulda ya da aile hekimliğinde yapılan görme taraması önemli bir ilk adımdır. Ancak tarama, kapsamlı göz muayenesi değildir. Özellikle test sırasında yeterli yanıt alınamıyorsa “normal” veya “ölçülemedi” sonucu dikkatle ele alınmalıdır.

Otizmli bireylerde görme problemi düşündürebilecek belirtiler

Aşağıdaki bulgulardan biri tek başına kesin olarak göz hastalığını göstermez. Birkaç belirtinin birlikte görülmesi veya davranışın sonradan başlaması ise göz muayenesi gerektirebilir:

  • Kitabı, tableti veya oyuncakları göze çok yaklaştırma
  • Televizyona sürekli yaklaşma
  • Uzağa bakarken gözleri kısma
  • Başını belirli bir yöne çevirerek bakma
  • Bir gözünü kapatma ya da eliyle örtme
  • Gözlerin aynı yöne bakmaması
  • Sık göz kırpma veya gözleri ovuşturma
  • Merdivenlerde ve kaldırım kenarlarında zorlanma
  • Nesnelere çarpma veya uzanırken mesafeyi yanlış hesaplama
  • Okurken satır atlama ya da yerini kaybetme
  • Görsel etkinliklere kısa sürede ilgisini kaybetme
  • Parlak ışıkta belirgin huzursuzluk
  • Renkli, hareketli veya karmaşık ortamlarda zorlanma
  • Açıklanamayan baş ağrısı
  • Göz çevresine dokunulduğunda rahatsızlık gösterme
  • Daha önce kolay yaptığı görsel görevlerden kaçınmaya başlama

Görme problemi bazen öfke nöbeti, dersten kaçınma veya dikkat dağınıklığı gibi görünen davranışlarla kendini gösterebilir. Özellikle yeni başlayan davranış değişikliklerinde fiziksel nedenler mutlaka düşünülmelidir.

Göz teması kurmamak görme bozukluğu anlamına gelir mi?

Hayır. Göz teması, görme keskinliğini ölçen bir test değildir.

Otizmli bir kişi yüzleri ve çevresindeki nesneleri net gördüğü hâlde göz temasını rahatsız edici, yorucu veya dikkat dağıtıcı bulabilir. Dolayısıyla göz teması kurmaması “iyi görmüyor” şeklinde yorumlanamaz. Aynı şekilde kısa süreli göz teması kurabilmesi de gözlerinin tamamen sağlıklı olduğunu göstermez.

Muayene sırasında kişiyi göz teması kurmaya zorlamak yerine bakış yönü, nesne takibi, görsel tercihleri ve objektif ölçüm sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.

Otizme uygun göz muayenesi nasıl yapılır?

Başarılı bir muayene için yalnızca kullanılan cihazlar değil, muayenenin sunuluş biçimi de önemlidir.

Muayeneden önce hazırlık yapılabilir

Aile veya bakım veren, randevudan önce klinikle iletişime geçerek kişinin iletişim biçimini ve hassasiyetlerini paylaşabilir. Örneğin:

  • Sözel iletişim kullanıp kullanmadığı
  • Resimli kartlarla daha kolay iletişim kurup kurmadığı
  • Işık, ses veya dokunmaya karşı hassasiyeti
  • Göz damlasına daha önce nasıl tepki verdiği
  • Rahatlamasına yardımcı olan nesne veya davranışlar
  • Muayene sırasında kullanılabilecek ilgi alanları
  • Bekleme süresinin sorun oluşturup oluşturmadığı

Mümkünse kliniğin, muayene odasının ve kullanılacak cihazların fotoğrafları önceden gösterilebilir. Kısa bir sosyal öykü hazırlanması da belirsizliği azaltabilir.

Muayene ortamı sadeleştirilebilir

Daha sakin bir randevu saati seçmek, bekleme süresini kısaltmak ve odadaki gereksiz sesleri azaltmak işe yarayabilir. Kişinin güneş gözlüğü, kulaklık veya rahatlatıcı oyuncağı yanında bulunabilir.

Muayene sırasında işlemleri kısa ve açık cümlelerle anlatmak önemlidir:

  • “Önce ışığa bakacağız.”
  • “Sonra gözlüğü deneyeceğiz.”
  • “Hazır olduğunda başlayacağız.”

Her aşamadan önce izin istemek ve cihazı kişiye göstermek güven duygusunu artırır.

Objektif ölçüm yöntemlerinden yararlanılabilir

Sözlü yanıt alınamaması muayenenin yapılamayacağı anlamına gelmez. Göz hekimi ihtiyaca göre şu yöntemleri kullanabilir:

  • Retinoskopi ile göz numarasının değerlendirilmesi
  • Otorefraktometre ölçümü
  • Gözlerin ışık reflekslerinin incelenmesi
  • Şaşılık ve göz hareketi testleri
  • Resim veya sembol eşleştirme kartları
  • Tercihli bakış yöntemleri
  • Uygun durumlarda göz bebeğini büyüten damlalı muayene
  • Göz dibi değerlendirmesi

Tek seansta bütün testlerin tamamlanması şart değildir. Bazı kişilerde birkaç kısa ziyaret, tek ve uzun bir muayeneden daha güvenilir sonuç verir.

En sık değerlendirilen göz sorunları

Kırma kusurları

Miyopi uzaktaki, hipermetropi ise özellikle yakın çalışma sırasında görüntünün netleşmesini zorlaştırabilir. Astigmatizma hem uzak hem yakın görmede bulanıklık veya gölgelenmeye yol açabilir. Bu sorunlar çoğunlukla uygun gözlükle düzeltilebilir. Kırma kusurlarının kesin tanısı kapsamlı göz muayenesiyle konur. Ayrıntılı bilgi için ABD Ulusal Göz Enstitüsünün kırma kusurları rehberi incelenebilir.

Şaşılık

Şaşılıkta gözler aynı hedefe birlikte yönelmeyebilir. Kayma sürekli olabileceği gibi yorgunluk veya dalgınlık sırasında da belirginleşebilir. Tedavi; gözlüğü, göz tembelliği tedavisini veya bazı durumlarda ameliyatı içerebilir.

Göz tembelliği

Göz tembelliği, çocukluk döneminde bir gözün diğerine göre daha az kullanılmasına bağlı görme gelişimi problemidir. Dışarıdan fark edilmeyebilir. Erken tanı önemlidir çünkü görme sistemi çocukluk yıllarında gelişmeye devam eder.

Tedavi yalnızca gözlükten oluşabileceği gibi göz kapama veya hekim kontrolünde farklı yöntemler de gerekebilir. Kapama tedavisi, göz doktorunun belirlediği süre ve program dışında uygulanmamalıdır.

İki gözün birlikte çalışmasıyla ilgili sorunlar

Yakına bakarken gözlerin uyumlu hareket etmesi ve odağın korunması gerekir. Bu alandaki güçlükler okuma sırasında yorulma, satır kaybetme veya yakın çalışmadan kaçınma gibi belirtiler oluşturabilir. Ancak bu belirtiler dikkat, dil işleme ve öğrenme farklılıklarından da kaynaklanabileceği için tanı yalnızca davranış gözlemine dayanmaz.

Gözlüğe alışma süreci nasıl kolaylaştırılabilir?

Doğru reçete kadar doğru çerçeve seçimi de önemlidir. Çerçeve hafif olmalı, buruna baskı yapmamalı ve kulak arkasını sıkıştırmamalıdır. Camların gözlerin önünde doğru konumda kalması gerekir.

Gözlüğe alışmayı kolaylaştırmak için:

  • İlk günlerde kısa kullanım süreleriyle başlanabilir.
  • Gözlük sevilen bir etkinlik sırasında takılabilir.
  • Günlük rutinde aynı zaman dilimleri tercih edilebilir.
  • Olumlu ve sakin geri bildirim verilebilir.
  • Ev ve okul arasında tutarlı bir yaklaşım benimsenebilir.
  • Gözlük sürekli çıkarılıyorsa çerçeve ayarı ve reçete yeniden kontrol edilebilir.

Gözlüğü takmayı reddeden kişiyi zorlamak yerine rahatsızlığın kaynağı araştırılmalıdır. Ağır çerçeve, kayan gözlük, yanlış sap ayarı veya alışılmadık görsel değişim bu davranışa neden olabilir.

Her görsel davranış tedavi gerektirir mi?

Hayır. Otizmli bireylerin nesnelere farklı açılardan bakması, hareketli görüntülere ilgi göstermesi veya belirli görsel uyaranları tercih etmesi tek başına hastalık değildir.

Ayrıca renkli camların, özel filtrelerin, prizmatik gözlüklerin veya çeşitli “görsel eğitim” programlarının otizmi tedavi ettiği yönündeki iddialara temkinli yaklaşılmalıdır. Bir yöntem, ancak saptanmış bir göz veya görme problemi için bilimsel dayanakla ve yetkili sağlık profesyoneli tarafından önerildiğinde kullanılmalıdır.

Gözlük otizmi tedavi etmez. Fakat mevcut bir kırma kusurunun düzeltilmesi kişinin çevresini daha rahat algılamasına, öğrenme etkinliklerine katılmasına ve günlük yaşamını daha güvenli sürdürmesine yardımcı olabilir.

Hangi belirtilerde acil değerlendirme gerekir?

Aşağıdaki durumlarda rutin randevuyu beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Ani görme kaybı veya görmede belirgin azalma
  • Şiddetli göz ağrısı
  • Travma veya göze kimyasal madde teması
  • Yeni başlayan ve sürekli hâle gelen göz kayması
  • Belirgin kızarıklıkla birlikte ışığa bakamama
  • Göz bebeğinde beyazlık fark edilmesi
  • Yeni ışık çakmaları, çok sayıda uçuşma veya görüş alanında perde hissi
  • Görme değişikliğiyle birlikte güçsüzlük, konuşma bozukluğu veya dengesizlik

Kişi yakınmasını sözlü olarak ifade edemiyorsa tek gözünü sürekli kapatma, gözüne bastırma, aniden yön bulmakta zorlanma veya açıklanamayan yoğun huzursuzluk da dikkate alınmalıdır.

Aileler ve bakım verenler için kısa kontrol listesi

Muayeneye giderken şu bilgileri not etmek değerlendirmeyi kolaylaştırır:

  • Fark edilen davranış ne zaman başladı?
  • Uzakta mı, yakında mı daha çok ortaya çıkıyor?
  • Tek gözle ilişkili görünüyor mu?
  • Işık düzeyi davranışı değiştiriyor mu?
  • Ailede şaşılık, göz tembelliği veya yüksek göz numarası var mı?
  • Kullanılan ilaçlar neler?
  • Önceki gözlük veya damla deneyimi nasıldı?
  • Kişi hangi iletişim yöntemini tercih ediyor?
  • Hangi dokunuşlar ve sesler rahatsızlık oluşturuyor?
  • Muayeneyi kolaylaştırabilecek ilgi alanları neler?

Mümkünse göz kayması veya sıra dışı görsel davranış kısa bir videoyla kaydedilebilir. Muayene sırasında görülmeyen aralıklı belirtilerin değerlendirilmesinde bu kayıtlar yardımcı olabilir.

Davranışın arkasındaki görme ihtiyacını gözden kaçırmayın

Otizmli bireylerde göz sağlığını değerlendirmenin temel kuralı, davranışları aceleyle yorumlamamaktır. Göz teması kurmamak tek başına görme bozukluğu değildir; fakat nesnelere yaklaşmak, bir gözü kapatmak, başı sürekli eğmek veya görsel görevlerden aniden kaçınmak da yalnızca otizme bağlanmamalıdır.

İyi bir göz muayenesi, kişinin iletişim biçimine ve duyusal ihtiyaçlarına uyum sağlar. Standart testlere yanıt verememek, görmenin ölçülemeyeceği anlamına gelmez. Sabırlı yaklaşım, doğru hazırlık ve uygun muayene yöntemleri sayesinde pek çok göz problemi erken dönemde fark edilebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı ve kişiye özel tedavi planı için göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Otizmli çocuklar mutlaka göz muayenesi olmalı mı?

Her çocuk yaşına uygun görme taramalarından geçmelidir. Otizmli çocuklarda belirtilerin ifade edilmesi veya standart testlerin uygulanması güç olabileceğinden, şüpheli bir bulguda kapsamlı ve uyarlanmış göz muayenesi önem kazanır.

Konuşmayan bir çocuğun göz numarası ölçülebilir mi?

Evet. Retinoskopi ve benzeri objektif yöntemlerde çocuğun harf okuması ya da sözlü yanıt vermesi gerekmez. Göz hekimi, gözden yansıyan ışığı değerlendirerek kırma kusuru hakkında ölçüm yapabilir.

Işıktan rahatsız olmak mutlaka göz hastalığı mıdır?

Hayır. Işık hassasiyeti duyusal farklılıklarla ilişkili olabilir. Bununla birlikte kornea, göz yüzeyi, göz içi iltihabı veya migren gibi başka nedenler de değerlendirilmelidir. Yeni başlayan ya da ağrıyla birlikte görülen ışık hassasiyeti ihmal edilmemelidir.

Gözlük kullanmak otizm belirtilerini azaltır mı?

Gözlük otizmi tedavi etmez. Ancak düzeltilmemiş bir görme problemi varsa net görüş sağlamak kişinin günlük işlevlerini, hareket güvenliğini ve görsel etkinliklere katılımını destekleyebilir.

Göz muayenesi tek seansta tamamlanamazsa ne olur?

Muayene aşamalara bölünebilir. Önce temel ölçümlerin yapıldığı, daha sonra damlalı muayene veya ayrıntılı testlerin tamamlandığı kısa randevular planlanabilir.

11 Mayıs 1983 tarihinde Kayseri’de doğdum . İlkokul ve ortaokul öğrenimini Kayseri’de tamamladım. Lise eğitimime Bursa Işıklar Askeri Lisesinde devam ettim. Üniversite eğitimimi Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinden aldım. Tıp doktoru ünvanı kazandıktan sonra Türkiye Uzmanlık Sınavında Türkiye derecesi yaparak GÖZ UZMANLIĞI’nı kazandım. Ankara GATA Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalında 4 yıl göz uzmanlığı eğitimi aldım. 2014 yılında göz uzmanlığı eğitimini başarıyla tamamlayarak GÖZ HASTALIKLARI CERRAHİSİ VE UZMANI oldum.2014-2016 yılları arasında Aksaz Asker Hastanesinde 2016-2021 yılları arasında Marmaris Devlet Hastanesinde Göz Hastalıkları Uzmanı olarak çalıştım. 2021 Eylül ayından itibaren Marmaris’de kendi özel kliniğimde görevime devam etmekteyim. İngilizce bilmekte ve de göz hastalıkları konusunda birçok poster, makale ve bilimsel yayınım mevcuttur.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.