Sklera Nedir? Gözün Beyaz Tabakasının Görevleri ve Hastalıkları

Aynaya baktığımızda gözün renkli kısmını çevreleyen beyaz alanı kolaylıkla görebiliriz. Tıp dilinde bu bölüme sklera adı verilir. Sklera yalnızca göze beyaz görünüm kazandıran bir tabaka değildir. Göz küresinin şeklini koruyan, hassas göz içi yapılarını dış etkenlerden ayıran ve göz hareketlerini sağlayan kaslara tutunma alanı oluşturan dayanıklı bir dokudur.
Sklerada ortaya çıkan kızarıklık, sararma, mavimsi görünüm veya belirgin ağrı her zaman basit bir göz yorgunluğuna bağlanmamalıdır. Bazı değişiklikler çevresel tahrişten kaynaklanırken bazıları göz hastalıklarının ya da vücudu etkileyen sistemik bir sağlık sorununun belirtisi olabilir.
Sklera nedir?
Sklera, göz küresinin büyük bölümünü dışarıdan saran, yoğun kollajen liflerden oluşmuş sağlam bağ dokusudur. Gözün ön tarafındaki saydam kornea ile devamlılık gösterir ve arka tarafta optik sinirin çevresine kadar uzanır.
Halk arasında “göz akı” veya “gözün beyazı” olarak bilinen yapı skleradır. Ancak dışarıdan gördüğümüz beyaz alanın üzerinde konjonktiva adı verilen ince ve saydam bir zar da bulunur. Bu nedenle göz kızarıklığının kaynağı her zaman doğrudan sklera olmayabilir. Kızarıklık konjonktiva, episklera veya daha derindeki sklera dokusundan kaynaklanabilir.
Sklera yaklaşık 1 milimetre kalınlığında olmasına rağmen oldukça dayanıklı bir yapıdır. Kalınlığı gözün farklı bölgelerinde değişebilir. Göz kaslarının tutunduğu alanlarda daha ince, optik sinire yakın kısımlarda ise daha kalın olabilir. Cleveland Clinic, sklerayı göz küresinin şeklini koruyan ve gözü yaralanmalara karşı destekleyen koruyucu bir doku olarak tanımlar.
Sklera ne işe yarar?
Skleranın göz sağlığı açısından birden fazla görevi bulunmaktadır.
Gözün şeklini korur
Gözün optik sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için göz küresinin belirli bir şekli koruması gerekir. Sklera, göz duvarına mekanik destek sağlayarak göz küresinin yapısal bütünlüğüne katkıda bulunur.
Göz içindeki hassas dokuları korur
Retina, koroid ve göz içi sıvıları gibi görme açısından kritik yapılar dış etkenlere karşı korunmalıdır. Sklera, bu dokuların çevresinde dayanıklı bir dış katman oluşturur.
Bununla birlikte sklera, gözü bütün travmalardan koruyabilen aşılmaz bir kalkan değildir. Özellikle kesici veya yüksek hızlı yabancı cisimlerin neden olduğu yaralanmalar göz duvarında ciddi hasara yol açabilir.
Göz kaslarına tutunma alanı sağlar
Gözün sağa, sola, yukarı ve aşağı hareket etmesini sağlayan dış göz kasları skleraya bağlanır. Bu kasların koordineli çalışması sayesinde iki göz aynı hedefe yönelir ve görsel takip yapılabilir.
Işığın gözün yan ve arka bölümlerinden geçmesini sınırlar
Skleradaki kollajen liflerin düzensiz yerleşimi dokuya opak, yani ışığı geçirmeyen bir özellik kazandırır. Buna karşılık korneadaki kollajen lifleri daha düzenli bir yapıya sahiptir ve korneanın saydam kalmasına yardımcı olur. Işığın esas olarak saydam korneadan göz içine girmesi, net görüntünün oluşması açısından önemlidir.
Skleranın yapısı ve katmanları
Sklera tek parça gibi görünse de farklı doku katmanlarından meydana gelir:
- Episklera: Skleranın dış bölümünde bulunan, damar bakımından nispeten zengin ve ince bağ dokusudur.
- Skleral stroma: Skleranın dayanıklılığını sağlayan kollajen liflerin ve fibroblastların bulunduğu ana bölümdür.
- Lamina fusca: Sklera ile gözün damar tabakası olan koroid arasında yer alan daha koyu renkli geçiş alanıdır.
- İç yüzey tabakası: Skleranın göz içindeki yapılara komşu en derin bölümüdür.
Bu katmanların herhangi birinde gelişen iltihap veya yapısal değişiklik, farklı belirtilere neden olabilir.
Sklera neden beyazdır?
Skleranın beyaz görünmesinin temel nedeni kollajen liflerin dokudaki düzensiz yerleşimidir. Bu lifler ışığın doğrudan geçmesine izin vermek yerine ışığı dağıtır ve dokuya beyaz bir görünüm kazandırır.
Bebeklerde sklera daha ince olduğu için alttaki pigmentli dokular hafif mavimsi görünebilir. Yaş ilerledikçe sklerada sarımsı ton değişiklikleri de ortaya çıkabilir. Ancak yeni başlayan, belirginleşen veya başka şikâyetlerle birlikte görülen renk değişimleri değerlendirilmelidir.
Sklerada görülen renk değişiklikleri ne anlama gelir?
Gözün beyaz kısmındaki renk değişiminin anlamı, değişikliğin yaygınlığına ve eşlik eden belirtilere göre farklılık gösterir.
Kırmızı sklera
Gözün beyazında kızarıklık oldukça sık görülür. Ancak her kızarıklık sklerit anlamına gelmez. Alerji, göz kuruluğu, enfeksiyon, kontakt lens kullanımı, uykusuzluk, sigara dumanı ve yabancı cisim teması kızarıklığa neden olabilir.
Kızarıklıkla birlikte şiddetli ağrı, ışığa karşı hassasiyet veya görmede azalma varsa daha derin dokuları etkileyen bir iltihap düşünülmelidir.
Sarı sklera
Her iki gözün beyaz kısmında yaygın sararma görülmesi, kandaki bilirubin seviyesinin yükselmesiyle ilişkili olabilir. Bu durum halk arasında sarılık olarak bilinir. Karaciğer, safra yolları veya kan hücreleriyle ilişkili bazı hastalıklar araştırılabilir.
Göz yüzeyindeki sınırlı sarımsı kabarıklık ise pinguekula adı verilen ve genellikle ultraviyole ışınları, rüzgâr ve kurulukla ilişkilendirilen farklı bir oluşum olabilir.
Mavi veya gri sklera
Sklera normalden ince olduğunda altta bulunan koyu renkli dokular daha görünür hale gelebilir. Bu durum özellikle bebeklerde fizyolojik olarak görülebilir. Yetişkinlerde belirgin mavi sklera ise bazı bağ dokusu hastalıkları, demir eksikliği veya genetik durumlarla ilişkili olabilir. Tek başına renk görünümüne bakılarak tanı konulamaz.
Kahverengi veya koyu renkli lekeler
Sklerada veya üzerindeki konjonktivada doğuştan ya da sonradan gelişen pigmentli lekeler bulunabilir. Bu lekelerin çoğu iyi huyludur. Bununla birlikte büyüyen, şekli değişen, kabarıklaşan veya yeni ortaya çıkan lekeler göz hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilmelidir.
Sklerayı etkileyen başlıca hastalıklar
Episklerit
Episklerit, skleranın üzerindeki episklera dokusunun iltihaplanmasıdır. Genellikle gözün belirli bir bölümünde kızarıklık ve hafif hassasiyet meydana getirir. Şiddetli ağrı çoğunlukla beklenmez ve görme genellikle etkilenmez.
Episklerit çoğu hastada kendiliğinden sınırlanabilir. Ancak tekrarlayan vakalarda romatizmal veya bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalıkların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekebilir.
Sklerit
Sklerit, sklera dokusunun daha derin ve ciddi iltihabıdır. En dikkat çekici belirtisi genellikle şiddetli göz ağrısıdır. Ağrı gece artabilir, yüzün veya başın aynı tarafına yayılabilir. Göz hareketleri de ağrıyı artırabilir.
Sklerit bazı hastalarda romatoid artrit ve diğer bağ dokusu hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Tedavi edilmediğinde göz dokularında hasara ve görme kaybına yol açabileceği için acil göz muayenesi gerekir. Amerikan Oftalmoloji Akademisi de skleriti ağrılı ve görmeyi tehdit edebilen bir iltihap olarak ele almaktadır.
Skleral incelme ve stafilom
Sklera bazı hastalıklarda veya geçirilmiş cerrahiler sonrasında incelerek zayıflayabilir. İleri miyopide gözün ön-arka uzunluğu arttıkça özellikle arka sklerada incelme ve dışa doğru genişleme gelişebilir. Bu bölgesel genişlemeye stafilom adı verilir.
Skleral incelmenin derecesi yalnızca dışarıdan bakılarak belirlenemez. Göz dibi muayenesi ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Skleromalazi perforans
Nadir görülen bu durum, çoğunlukla uzun süredir devam eden bazı romatizmal hastalıklarla ilişkilidir. Sklerada belirgin incelme gelişmesine rağmen ağrı ve kızarıklık beklenenden az olabilir. Bu nedenle sessiz ilerleyebilen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir tablo olarak değerlendirilir.
Sklera yaralanmaları
Göze metal parçası, cam, dal veya başka bir cismin saplanması sklerada tam kat yaralanmaya neden olabilir. Yaralanma sonrasında cisim gözden çıkarılmamalı, göze baskı uygulanmamalı ve hasta en kısa sürede acil servise götürülmelidir.
Sklerit ile episklerit arasındaki fark nedir?
Bu iki hastalık benzer şekilde kızarık göz görünümüne neden olsa da aynı durum değildir.
| Özellik | Episklerit | Sklerit |
|---|---|---|
| Etkilenen bölge | Yüzeydeki episklera | Daha derindeki sklera |
| Ağrı | Yok veya hafif | Çoğunlukla şiddetli |
| Görme etkilenmesi | Genellikle görülmez | Görme azalabilir |
| Işık hassasiyeti | Daha seyrek | Görülebilir |
| Sistemik hastalık ilişkisi | Bazı vakalarda | Daha belirgin olabilir |
| Aciliyet | Muayene gerektirir | Gecikmeden değerlendirilmelidir |
Kesin ayrım yalnızca belirtiler üzerinden yapılamaz. Biyomikroskopla yapılan göz muayenesi gerekir.
Sklera hastalıkları nasıl teşhis edilir?
Muayenede öncelikle kızarıklığın hangi dokudan kaynaklandığı değerlendirilir. Göz hastalıkları uzmanı şu yöntemlerden yararlanabilir:
- Görme keskinliği ölçümü
- Biyomikroskop muayenesi
- Göz içi basıncı ölçümü
- Göz dibi incelemesi
- Gerekli durumlarda ultrason, optik koherens tomografi veya diğer görüntüleme yöntemleri
- Enfeksiyon ya da sistemik hastalık şüphesinde kan testleri
Tekrarlayan veya şiddetli sklerit saptanan hastalarda romatoloji ya da dahiliye değerlendirmesine ihtiyaç duyulabilir.
Sklera hastalıkları nasıl tedavi edilir?
Tedavi, renk değişiminin veya iltihabın altında yatan nedene göre planlanır. Her göz kızarıklığında aynı damlanın kullanılması doğru değildir.
Episklerit vakalarında suni gözyaşı, soğuk uygulama veya hekim tarafından önerilen iltihap giderici tedaviler kullanılabilir. Skleritte ise ağızdan alınan antiinflamatuvar ilaçlara, kortikosteroidlere veya bağışıklık sistemini düzenleyen tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Enfeksiyona bağlı skleritlerde mikroorganizmaya yönelik ilaçlar gerekir.
Kortizon içeren göz damlaları doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Kontrolsüz kullanım göz içi basıncının yükselmesi, katarakt oluşumu veya bazı enfeksiyonların ağırlaşması gibi sonuçlar doğurabilir.
Sklerayı korumak için neler yapılabilir?
Sklera hastalıklarının tamamını önlemek mümkün değildir. Bununla birlikte bazı basit önlemler göz yaralanması ve yüzey tahrişi riskini azaltabilir:
- Kesme, taşlama ve kaynak işleri sırasında koruyucu gözlük kullanın.
- Güneşli ortamlarda UV korumalı güneş gözlüğü tercih edin.
- Kontakt lenslerinizi önerilen süreden uzun kullanmayın.
- Lenslere dokunmadan önce ellerinizi yıkayın.
- Gözünüzü yabancı bir cisim kaçtığında sert biçimde ovuşturmayın.
- Sürekli tekrarlayan kızarıklığı yalnızca göz yorgunluğuna bağlamayın.
- Düzenli göz muayenelerini ihmal etmeyin.
Ne zaman göz doktoruna başvurulmalı?
Aşağıdaki belirtilerden biri varsa gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır:
- Şiddetli veya giderek artan göz ağrısı
- Görmede ani azalma ya da bulanıklık
- Işığa karşı belirgin hassasiyet
- Göz hareketleriyle artan ağrı
- Travma veya yabancı cisim teması
- Gözün beyaz kısmında yaygın sararma
- Yeni oluşan ya da büyüyen koyu renkli leke
- İrinli akıntı ve göz kapağında belirgin şişlik
- Kontakt lens kullanırken gelişen ağrı ve kızarıklık
- Birkaç gün içinde düzelmeyen göz kızarıklığı
Sıkça Sorulan Sorular
Sklera gözün hangi bölümüdür?
Sklera, göz küresinin büyük kısmını dışarıdan çevreleyen ve önden bakıldığında gözün beyazı olarak görülen dayanıklı bağ dokusudur.
Sklera neden kırmızı olur?
Alerji, göz kuruluğu, enfeksiyon, duman, toz, kontakt lens kullanımı ve göz yüzeyi iltihapları kızarıklığa neden olabilir. Ağrı veya görme kaybı eşlik ediyorsa sklerit gibi daha ciddi durumlar araştırılmalıdır.
Gözün beyaz kısmının sararması normal midir?
Her iki gözde yaygın sararma normal kabul edilmez ve bilirubin yüksekliğiyle ilişkili olabilir. Sınırlı sarı bir kabarıklık ise pinguekula gibi göz yüzeyine ait bir oluşum olabilir. Ayrım için muayene gerekir.
Sklera kendini yeniler mi?
Sklera canlı bir bağ dokusudur ve sınırlı onarım kapasitesine sahiptir. Ancak ileri incelme, derin yaralanma veya ciddi iltihap kalıcı yapısal değişikliklere yol açabilir.
Sklerit görme kaybına neden olur mu?
Evet. Tedavi edilmeyen ağır sklerit kornea, retina, koroid ve diğer göz dokularını etkileyerek görmeyi tehdit edebilir. Şiddetli ağrılı göz kızarıklığında muayene ertelenmemelidir.
Sklerit bulaşıcı mıdır?
Bağışıklık sistemiyle ilişkili sklerit bulaşıcı değildir. Bununla birlikte bazı vakalar enfeksiyon kaynaklı olabilir. Hastalığın nedeni göz doktoru tarafından belirlenmelidir.
Tıbbi bilgilendirme: Bu içerik genel bilgi amacıyla hazırlanmıştır; muayene, tanı veya tedavi yerine geçmez. Gözde ağrı, ani görme değişikliği, travma ya da kalıcı renk değişikliği varsa göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.






